Çin’de ortaya çıkan ve hızla dünyaya yayılan koronavirüs salgınıyla mücadelede en fazla adı geçen tıbbi cihaz solunum cihazları yani ventilatörlerdir.
Yeni tip koronavirüs salgınından etkilenen ve hastanede yatması gereken ileri düzey Covid-19 hastalarının tedavisinde solunum cihazları ve yoğun bakım üniteleri kritik rol oynamaktadır.
Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre yeni tip coronavirüse (Covid-19) yakalanan kişilerin yüzde 80’i hastalığı hastaneye yatmadan atlatmaktadırlar. Hastaların yüzde 10’u hastanede tedavi olurken yüzde 10’u ise yoğun bakımda tedaviye ihtiyaç duymaktadırlar. Yoğun bakımda coronavirüs vakalarının en büyük ihtiyacı, solunum yetmezliği dolayısıyla oksijen desteğidir. Bunu sebebi hastalığın en fazla akciğerleri etkilemesi ve hastanın solunum yapmakta güçlük çekiyor olmasıdır. Solunum cihazları ise bu aşamada devreye girmektedirler.
Ventilatör; havayı akciğerlerin içine ve dışına hareket ettirerek mekanik ventilasyon sağlayan, fiziksel olarak nefes alamayan veya yetersiz nefes alan bir hastaya nefes vermek için tasarlanmış makinelerdir.
Ventilatörler genel olarak yoğun bakım tıbbı, evde bakım ve acil tıpta ve anesteziyolojide kullanılmaktadır.
Ventilatör, solunum cihazı olarak ta bilinir. Diğer adı ise respiratör’dür. Türkçe karşılığı “Solutucu” veya “solunum cihazı”dır. Doktorların uygun gördüğü solunum sıkıntısı çeken tüm hastalara uygulanabilir.
Hasta için uygun solunum cihazı tipi ve parametreleri bu konuda uzmanlaşmış bir nörolog ya da göğüs hastalıkları uzmanı tarafından belirlenir. Hastaya sağlanan ev tipi ventilatör hastane ve hatta mümkünse yoğun bakım ünitesi koşullarında en az 48 saat süreyle uygulanmalıdır. Bu süre hem hastanın yeni cihaza uyum sağlaması hem de cihazın hasta için uygunluğunun test edilebilmesi için gereklidir.
Bpap ve Cpap her ikiside solunumun problemi olan hastalarda kullanılan yardımcı solunum cihazlarıdır.
Bpap (Bilevel Positive Airway Pressure)
Cpap (Continuous Positive Airway Pressure)
Her iki cihaz da mekanik ventilasyon (dışarıdan solunum yardımı) için kullanılmaktadır. Bu solunum cihazları sadece ALS hastaları için değil, solunum problemi çeken diğer hastaların da tedavisinde kullanılır. Solunum problemi nedeniyle yeterli oksijen alamayan hastalarda mekanik solunum desteği sağlamak en önemli amaçtır.
ALS li hastalarda genellikle Bpap tibi solunum cihazı kullanılır. Çünkü hastalar özellikle geceleri spontan solunum(kendiliğinden soluk alıp vermek) yeteneğini zamanla kaybederler. Bpap cihazları böyle durumlarda otomatik olarak devreye girer. Aynı zamanda hastanın solunum refleksine de cevap verir. Tüm bu özellikleri taşıyan cihazlara Bipap ST denilmektedir. Bu cihazla hastaya otomatik olarak solunum yaptırmaktadır.
Hastaların suni solunum ile tedavilerinin sürdüğü entübasyon işlemi vakanın normal solunum alamadığı acil durumlarda uygulanan bir yöntemdir. Hasta normal solunumunu sağlayamadığı için entübe edilerek suni solunum ile solunumunu devam ettirmesi sağlanmaktadır.
Entübasyon, solunumun veya solunum yolunun güvenliğinin bozulması ya da bozulma riskinin oluşması durumunda hava yolunun korunması, devamlı havalandırma sağlanması, gerekirse ilaç verilmesi amacıyla, suni solunuma geçmek için laringoskopi veya özel aparatlar yardımıyla solunum yoluna ağız ya da burun yoluyla özel bir tüp yerleştirilmesi işlemidir.
Normal solunum yolundan nefes alamayan hastaya suni solunum oluşturmak için entübe işlemi yapılır. Bu işlem sonrası vakaya entübe hasta denir.
Entübasyon işlemi, hava yolunun açık tutulması, hava yolu ve solunumun kontrol edilmesi, solunum eforunun azaltılması, aspirasyonun önlenmesi; anestezistin ve diğer aygıtların sahadan uzaklaştırılması ile cerrahi rahatlık sağlanması; herhangi bir sorun olduğunda resüsitasyon kolaylığı ve ölü boşluk volümünün azalması gibi faydalar sağlarken, işlemin zaman alması ve özellikle güçlük çıktığında özel beceri gerektirmesi, daha derin anestezi gerektirmesi ve bazı komplikasyonlara neden olabilmesi gibi sakıncalar taşır. Ameliyatlarda da, hastayı uyutmak ve gevşetmek için verilen ilaçlar hastanın kendi kendine nefes almasına engel olur bu nedenle ameliyat süresince hastaya solunum cihazı bağlanır, bu işlemde entübe olarak adlandırılmaktadır.
Oksijen konsantratörü (“oksijen jeneratörü” olarak da bilinir), oksijen ihtiyacı olanlara oksijen vermek için kullanılan tıbbi bir cihazdır. İnsanların kanlarında düşük oksijen seviyelerine neden olan veya sonuç veren bir durum varsa bu cihaza ihtiyaç duyulabilir.
Oksijen konsantratörleri, solunan havadaki oksijeni ve nitrojeni (azotu), moleküler elek (molecular sieve) sisteminden geçirerek ayırır, böylece tıbbi amaçlı kullanılabilecek % 90 – 95 yoğunlukta oksijen gazı üretirler. Bu işlemi sürekli hale getirerek kesintisiz oksijen akışı sağlarlar.
Atmosferdeki soluduğumuz havada % 21 oksijen (O2), % 78 azot (N2), % 0,9 argon (Ar) ve % 0,1 oranında diğer gazlar bulunmaktadır. Oksijen gazını ortam havasından ayırmanın en ekonomik yolu PSA (moleküler elek) teknolojisidir.
Solunum tehlikeleri ile ilgili ilk etkilenen organ akciğerdir. Akciğerden pompalanan oksijen direk kan dolaşımına karışır ve bütün vücuda yayılmış olur.
Beyinin ve hücrelerin oksijensiz kalması durumunda (4-6 dakika aralığı) zarar görmesi ve ölmesi gerçekleşebilir. Bu hücrelerin daha sonrasında yenilenmesi ve kendini onarması mümkün değildir. Bu sonuçtan dolayı da yaşamsal süreçte fonksiyonel bozukluklar meydana gelmektedir.
Oksijen Konsantratör Cihazları, ihtiyaç duyulduğu an ve miktarda, belirlenen mod ve komutla kesintisiz oksijeni sağlayan elektronik cihazlardır. Oksijen konsantratörleri oda havasını alır, oksijeni diğer gazlardan ayırarak, hastaya yüksek konsantrasyonda oksijen verme görevini yerine getirler. Konsantratör, oda havasındaki oksijeni filtre etmesine rağmen odadaki normal oksijen yoğunluğunu etkilemez.
Oksijen Konsantratör Cihazını incelemke için lütfen tıklayınız.


WhatsApp İletişim